15 Ağustos 2021 Pazar

 


zaman...

"seni görüyorum beni görüyorsun

ne kadar hoş, bu duygu"

söylenmeyenler, söylenenlerin yerini aldığında

bir dudak kırılır ayna tende

geçmiş bir rüya gibidir

tekrar ve tekrardan görebildiğin

aynı sıcak ten, aynı sıcak tende

sende görebildiğinde 

ne körmüşüm, hayat beni çağırdığında

"seni görüyorum beni görüyorsun

ne kadar hoş, bu duygu"

zamansız bir anı

zamansız bir duygu

zamansız bir "rüzgar"

ılık esen bir rüzgar...

zamansız...

12 Ocak 2021 Salı

başlıksız...

 dün

dünde sen

yosun pencereli

kulağımda bir fısıltı

gerçek bir anı gibi

gerçek bir zaman gibi

dünde sen

"aylarca beklersin dudaklardan dökülmesini birkaç sözcüğün ama nafile her geçen gün köreltir ümitlerini ve gün gelmiş beklememen gerektiğini anlamışsındır gitmek istersin çok uzaklara;ve gidersin..yaşanmışlıkları yok sayarak.. "

21 Nisan 2020 Salı

başlıksız...

derin düzlükler var önünde, derin düzlükler,  gördüğün bir anlık yansımadır gördüğün tılsımda sakladığın nadide bir kolyedir, senin olmayan ama bir o kadarda sana ait. gördüğümüz nedir derinler ve bizi oraya götüren vede  kalmamızı sağlayan nedir. bir anlık gözlerinde ve derinde yeter tüm anıların canlanmasında. şimdi ...
gitmişsindir, gitmişsindir, gerçek kalamadığın değil  soyut düşlerinde dokunabildiğin güneşin perdesidir. perde o kadar gergindir ki cılız bir rüzgarda tüm endişeleri geri gelir. istediği güneşi engellemek değildir, bütün ışığını düşlerine aktarmaktır, düşleri gerçeğe, soyut somuta, dünler geleceğe, gündüzler geceye.bir gün zaman olmasını değiştiremediğimiz tüm anılarımızı değiştirecek ve içlerini yeni anılarla besleyecek ta ki şişmanlayıp bir düş bulutuna dönüştürene dek. bir gün olmayan anılarda, olmayan anlarda, olamadığımız zamanlar bizi unutacaklar... hiç yaşamamışçasına.03:13 21.04.2020

21 Haziran 2019 Cuma

son

son...
derininde ıslak ve bulutsu,
kapaklarında mumsu bir hava var
yaş...
gözlerinde yaş

Öfkeli bir son gibi yaşamın çizgisi, kendini keskin bir şekilde hayatının sınırlarına sokar.
Hayat; neden ve 
nedenselin içinde şeyler, şeyler birçok "şey".
Şeyler birçok insandır, bir çok canlıdır, birçok soyut ve somuttur, birçok sondur...
Belkide bir anda ağaçta üretilen feromonların havaya dağılmasındadır "şeyler"
saklandığın yerden çıkmalısın
gece gündüze
gündüz ise gecede
rüzgar günü getirir ıslak ve üşümüş
ıslak ve üşümüş olan hayallerim
üşümekte olan gözlerim yaşlı.
bir çok "şey" başladığı gibi sondur, bitmekte olan göz yaşların gibi, bitmekte olan hikayenin son nefesidir "şey"

derininde ıslak ve bulutsu
kapaklarında mumsu bir hava var
yaş.
gözlerimde yaş.
son.      00:33 21.06.2019

1 Mart 2019 Cuma

Yeni Roman

 yeni roman başlar
hayat derin ve karanlıkta 

hayat zihnimde kaybolmakta
kas ve kemik birleştiren zihnimi
ben bulutsu bir gezegende ölü bir bedenim
yeni hayat buddha nın kollarında
yeni hayata başlar ölü bedenim
yaşam,ölüm ve sonsuz bir  kayboluş
inandığım, öyle bir perde
gerçek algısını örten
gerçek
Tanrı beni terk ederken

29 Aralık 2017 Cuma

amy winehouse anısına...


aylarca...

beklersin, içindesindir beklediğinin
dokunmak ve tutmak
gerçek yalandır
gerçek rüyadır
beklediğin...

aylarca beklersin dudaklardan dökülmesini birkaç sözcüğün ama nafile her geçen gün köreltir ümitlerini ve gün gelmiş beklememen gerektiğini anlamışsındır gitmek istersin çok uzaklara;ve gidersin..yaşanmışlıkları yok sayarak..


gerçek rüyadır
gerçek, yaşanmış bir ağacın küllerindedir
tutamadığın ulaşamadığın hayaldir
gerçek maceradır hiç olamadığın
aylarca beklersin düşlerinde... düşlerinde...
düşlerde bir yüz tanıdık
düşlerde yalan ve gerçek
soğuk bir kış günü düşlerimde
ve o kadar gerçek
derin ve koyu
gelebilsemde gelemesemde 
doğrudur...
güzel ,mutlu bir hayat diliyorum...


hislerinden ayrılmış sözler...

Ne istedim ki dostlarımdan başka.
Saçma sapan duygularım.
Karma karışık efkârlarım…
Neyi aldım ki borçlu kalim.
Söyleyemezler,
Bilmedikleri için.
Görmezler,
Hiç göremedikleri için.
Nasıl bilsin ki insan içinde olmayanlar adına.
Nasıl karar versin ki insan,
Hissetmedikten sonra.
Nasıl yargılar insan,
Öğrenmedikten sonra.
Anlamak nasıl son çare olur,
Yanlış yapıp geriye döndükten sonra.
Düşüncelerim! kurtarsın beni bu azap yolundan.
Ama ellemesin,
Ne rüyalarımı
Ne de hislerimi
Hislerinden ayrılmış kara bir dul eli.
Ve kırık bisikletim hala ayaktadır aslında.
23:01 11.04.2009

Şimdilerde...

Öncelerde mutfağımızda küçük bir fırın vardı, tavuğu içine koyunca öyle güzel pişerdiki çıtır çıtır nar gibi kızarırdı.Şimdilerdeyse onun yerinde mikrodalga fırını var.
Eskiden insanların duygularına tek kat vardı şimdilerdeyse üç kat birden çıkmak zorundasın.Basitleşmektense karmakarışık bir hal alır,insan büyüdükçe hayat.
Eskilerde bir çok hayat vardı içinde; şimdiyse harabeler içinde, paslanmış demirleriyle yaşlanmış bir ev var kendi içinde.
Bize yakın bir komşumuz var yolun ötesinde, şimdilerde yanında bir tek balıkları dost birde evinin etrafındaki mis kokulu çiçekleri.Balıkları eski bir su şişesinde, dibinde yosunlar var gözlerindeki alacakaranlık hayatı gibi, öncelerde sesler dolu olan evde…şimdilerde ev onun dostu o da evin.
‘hani nerde’ demeye gerek kalmadan geldi bile ‘yalnızlık’.
Şimdilerde yeni moda bu yalnızlık.14.10.2008
İki taraftada aynı adam var.Akşam üstü işten sonra eve giderken çektiğin tek bir kazıkazan tek bir şans binlercesi arasında.Aynı binlerce insanın içinde durduğun yalnızlık gibi.
Aklımın odalarında geziniyorum sanırım irade duvarıma çarpan yüzlerce duygu,yüzlercedüşünce,alıkoyamadığım hisler var.
Evet biliyorum,biliyorum.Biliyorumda yinede neyin içinde olduğuma karar veremedim.Bu bir seçim özgürlüğü değil ve bu bir aile toplantısı değil bu ruhunuzun serbestçe dolşabildiği bir yaşamın merkezi.
Evet eve dönüş yolundayım elimde bir kırtasiye poşeti var içinde malzemeleriyle, eve götürüyorum oğluma ama neyi öğrenmesi için…18:11 08.09.2008

26 Aralık 2017 Salı

Poe'nun dalgalarında...

Hiç yokmuş gibi hiç var olmamış gibi yok oldum.hiç olmamış gibi...


Sarmal gerçeklerden uzak ve görünmez bir boyutta sıcak duygular vede hisler, ölmeden başka bir boyutta renkli bir dalgada beni oraya götüren ne var... beni orada saklayan ne var...

Ne varsa karanlıkta
Karanlıkta ve parçalarında
Kırık, bir diğeri olmayan
Kalamadığım onda ve dalgalarda
Sırlarımda ve rüyalarımda
Ölüm beni ayırana dek
Hoş sonbahar rüzgarında
Renkli yağmurların ve dalgalarında
Ben boğulana dek...
Sevdiğim topraklar çimenler ve dağlar bir kağıtta düz bir hayalde inandığım ne varsa beyaz.
Ben hiç olmamış gibiyim, olmayan duygularda ve hislerde olmayan yaşamlarda ve gözlerde.
Kaybolmuş gibiyim rüyalarımda ve dalgalarında.
sen gibiyim sen olduğumda beyaz bir kağıtta.
Tekrar eden bir nefes gibi yürüdüm, tekrar eden bir öykü gibi söyledim, tekrar eden ne varsa...
Zamanda.
Bir ölümlü gibiyim havada ve yerde, ölen bir yıldız gibiyim atmosferde, derin dalgaları aşıyorum soğuyorum uzaklaştıkça rüyalarımdan.Bizden kalmayan ne varsa...
  Poe'ya saygılarla
A Dream Within A Dream
Alnına konsun bu öpücük
ve, şimdi senden ayrılıyorken
itiraf edeyim ki
günlerimi bir düş
sayarken yanılmıyorsun
...bir düşün içinde bir düş mü
bütün gördüğümüz ve göründüğümüz?
02:22 26.12.1986/2017

29 Ocak 2017 Pazar



Var olan doğrularla çoğulun kabul ettiğine aykırılık, birin doğrusu gerçekten doğru olamaz mı?
Birin doğası gereği olan doğrulardan değil, olması gerektiği için, böyle olduğu ve böyle hissettiği için ;bu ve doğru olan bu, gerçek olanda.Gerçeğin içinden delinip ve delen, sana güç katan aynı zamanda acı veren.Gerçek tasarım ve imgelemden kendini bağımsız ilan edip ben hala doğruyum dediğinde, Zaman Gerçeği hala Yalandan ve Hasetten kurtarmaya çalışır mıydı?
Re-"varlık" en yakın doğru buysa ve biricik kendine bir varlık buldu veya yarattıysa bu ondan ve onun türevlerinin ürettiği doğrular gerçek bir re-"varlık"tır.
O zaman ki ben "bir" im ve doğrularım "doğru" ve "gerçek"tirler.
O zaman ki "yalan" ve "haset"  benimle değil.
Ve zamana hiç ihtiyacım yok.
APTAL!
22:25 29.01.2017
https://www.youtube.com/watch?v=UAm_uoV1z5k

zugzwang

Minimalist bir ağrıda sırrı 'doğanın'.Denginde karşılığı ve alınan tüm görüntüler, evrenler, boyutlar, sen gerçek misin.Var mısın sorusu 'yaşamın'.Bir zaman daralmasında gizli her şey, küçük bir noktada, küçük bir yaşamda.Küçük bir doğruda gizli her şey mîdendeki acı verici kırampta. Hayatlar, yaşamlar, hiç olmamış seçimler, hiç olmadığın anılar, sen varmışsın gibi.Renkler ve renkler Poe kahramanlarının ölmesi gibi.Beyninin vücudunda bulunan kimyaları karıştırması sonucu vardığın doğrular.Dokunmadan, Tanrı etinden gelen doğrular...https://www.youtube.com/watch?v=lyzSu3CuYuw

sokağımdaki siyah saçlı kedi

ağaca yaslandım olduğum yerde seneler öncesindeyim. Tesadüfler dışında gerçek duygular, ikiye bölünmüş gerçek, dokunulmak isteyen duygular.Yavaş ve narin zaman, hangi kelimeleri kullanabilirsin.Zihnim gitmek istediği yerde, ayaklarımın sınırında zamandan bir uçurumda. Bir an kayboldum duygusu desem diyebilsem, haksızlık etmiş olurum.Tam içinde boğuldum tam içinde nefes aldım.Hiçte soğuk değil.Sesini duymak sesine dokunmak hoşuma gider.
tek bir yol
tek bir hayat
iki ruh ve iki beden
biri gölgede ve ılık yokmuş gibi
yokmuş gibi
beyaz bir günde siyah saçlı kedi

23 Ağustos 2016 Salı

bir rüya


zaman kırılmalarını terk ederken
rüyadan rüyaya 

dik ve yamaçlı tepeler
uğultulu ve yalın
gördüklerim gerçek ve üstünde
şimdi sevgilim
hayatımız geçer iken
sen ve ben
bilinmez bir rüya sonuna doğru
hükmeder ve parçalanırken yelkenimizde
sen ve ben
geçmiş günlerden
ve rüyalardan...
parmaklarımın dokunabildiği ve hissedebildiği
tanrım gözlerimi kapatır iken
göremediklerimiz... 
sonsuz ölümden dönerken
sen ve ben 
gerçek aşkımız ölüyorken
tek bir öpücük
tek bir sözün yeter
bu dünyadan ayrılıyorken...
14:00  23.08.2016

23 Eylül 2015 Çarşamba

İçİnde yoksa yoktur...: xilbalba bulutsusu...

İçİnde yoksa yoktur...: xilbalba bulutsusu...

xilbalba bulutsusu...




Mızrak kara günde bir ışık gibi belirdi pelerininde, sarı nüshasında saklı sayfanın alt köşesinde ve bir yaşam ağacı sütünde gizli aşk, sonsuz ve aktığı damarlarda ölümsüz.Şimdi sararmış sayfanın tam zamanı alt kenarında ışık tanrının sözleri ve anahtarı, sonsuzluğun...Hatıralarında ve gözlerinde renkli yüzü, parlayan gözleri, sevgiden elleri, gece öl ve tekrar yaşa, gece öl ve tekrar yaşa.
portakal turuncu gözleri
canlı toprak saçları
gece öl ve tekrar yaşa
bir tırtılın kanatları
uzun ömründen
gece öl ve tekrar yaşa
seni sevdiğim doğrudur
sen olduğum doğrudur
sonsuzluk bizi ayırana kadar
gece öl ve tekrar yaşa
Ayıran gecedir gözlerimden, ayıran gözlerimi ölümsüz şilbalba, şimdi şu an elimi tut, şimdi gözlerinde parlayan bir yıldızım, ölüden çok ölümlü bir nefes sonsuz sevginde, sonsuz ellerinde ve son kalbinde hayat, hayat senin gözlerinde ve dünya, dünya adamkadın sen öl adamkadın ben yaşarım sevginde sevgililerde.
Beden ,ruh, aşk ve nefes gizli olan nedir, nedir gizliliği içinde...
sen yanımda kal
ben gecede ölür ve yaşarım

sen yanımda kal
ben gecede ölür ve yaşarım
seni seviyorum
ölümde ve sonsuzda seni seviyorum.

02:02 23.09.2015 sonsuz yaşamın bulutu xibalba da tekrar ve tekrar...
seni seviyorum...

20 Aralık 2014 Cumartesi

lambalar...










gün, ışık, kara gün, lambalar, yağmur.
iki ruh, küçüğünde lambalar, gün yaşlı ve akşam.Zaman bugün sonrakilerde yine dün.Yanık bir el büyük ruhta ve büyük düşte.
Şimdi belki.
Bir çocuğum yaşlı bir bedende ve dilde, büyüdü ruh ve erdem elmanın yeşil kabuğunda,noktalarda dur ve noktalarda stop!
Şimdi stop!
Yaşlı adam kabuğunda, küçük ruh lambalarda gün akşamda,kabukları soyulmuş bir dünya, erdemli insan yedi ve öldü.
Nefes aldı.
Gölge dans gece ve şimdi başla.
sanki demeyip gözlerinde dünya,gözlerinde rüya.
Sarıdan beyaza, eski yeni.
Karmakarışıktan ötesi elinde kalmadan yazdın.Söyle ve rüyada gör düş hayal.
Şimdi oku ve gülümse, duvarlar örüldü ve yık ve zaman patladı koyu bir günde.
Ve...
Hey sen renkli dünya, lambalar, kara gün, yağmur şimdi hayalden gerçek, gerçekler zaman ve düş.
Şimdi yeşil bir elma ye ve erdemiyle otur midende ve olgunlaş.
Sihirli bir kırmızı elma oldun.
Şimdi düş ol ve uç!
23:59   19.12.2014



3 Eylül 2014 Çarşamba

hayaller ülkesi

açılır kapısı derin mahsenin
hayallerimin düşleri ve hikayeleri
görünmez elleri kapıların
kapanmayan kapıların
siyah bir kedi
öldüğü bankta, öldüğü hayallerinin
zaman evrende bitmez bir hastalıktır
tükenmeyen Tanrı dır
soluk almadan yaşayan
nedir benim ve senin olan
gece ve gündüzde olmayan
gece ve gündüzde kalmayan
toprak ellerimde
nihayeti sonunda tek
Ve rüyalarımız içinde hayaldir hayat
rüyalarımızın içinde
sonra arada bir yerde gerçek üstü
hayal ve gerçek, zihin kurgusu
gerçek yalanda ve onun gecesi
kara bir perdedir
hepsinden birer tutam karmaşa
hepsini bir arada tutan sendedir
yaşam zihin arası bir rüyadır
rüyalarının gerçekliğinde
ve ölümün gölgesinde

Şimdi gidiyorum sarı papatyalı çayırlara,arkamdan ağlamayın diyemem, göz yaşlarınız beslesin sevgimi
şimdi soğuk bir toprak göz yuvarlarımda,lakin tüm evren ayaklarımın altında
şimdi ne soğuk ne sıcak
zaman yok artık ve onun hastalığıda
artık beden ben olamam
anne ve baba size dokunamam
hoşçakalın 

hayaller ülkesi eda taner'e atıfen yazılmıştır...
02:16   03.09.2014

5 Ekim 2013 Cumartesi

xibalba

veya bir yapraktır,
sonunda sonu olamayan,
sonunda belkide kendisini hiç tanımayan
hiç ise bir zamandır,
hiç olamayan.
sarı bir yapraktır ölüm,
ağaçtan düşmektir ölüm,
ölüm yaşamdır eskimiş kalıntılarda,
ve bir Tanrı mitinde.
hayata dönmek ara vermek gibidir,
nefeste ve bir diğerinde.
yürüyen bir gölge fısıldadı,
âdem oğluna,
ben düş ve hayallerim,
ben hava ve rüzgardayım,
içlerinde ve zihinde,
içlerinde ve zihinde akarsudan bir damarım,
teninde ve içindeki uçlarda.
Anlık bir ihtimal,
kilitli bir kapıdır,
hiç açılamayan,
merdivenlerinde,
uğultusu,
sesi,
tınısı "hayır" çığlıklarımın,
ağladı "o"
fanî,
ağladı "o".
anlık bir ihtimal,
kilitli bir kapıdır,
hiç açılamayan.
ölümsüz bir ağaç,
ispanya kraliçesine benzer,
damarlarındaki sütünde.
kraliçenin emrinde ölümlü bir şovalye,
isteğidir ölümüyle evlenmek,
ölmeden önce.
isteğinde bir halka,
hayat verir çemberinde ve dileklerinde,
kraliçenin emrindeki ölümlüye.
arda kalan ise şovalyeden
ne bedendir nede ölümdür
gözlerde ve dilde acıyan bir yemektir
yüzlerde grimsi bir renktir
yeşil olan ölmektedir ona dair ne varsa
artık espirilerde ve gülmecelerde bile hüzündür
artık dünde ve gerçeklikte olmayan zamandadır
nesnel bir hiçliktir artık
soğuktur hikayeleri ve elleri
fayda olmadığımız bir dildir ondaki ölüm
ısrarcı bir kurtuluş
içinde ve zihninde dolananlardan
ısrarcı bir kurtuluş
sendeki herşey seninle birlikte armağan olsun zamana...
00:34  05 .10.2013

10 Ekim 2012 Çarşamba

Rüyalarımın jeti ve bulutlarım...


sonbaharın gizeminde rahatlık,
alınganlık,
bay ve bayan,
göremediğimiz ileride,
ve derindedir,
görebildiğimiz…
sevgim ellerindedir,
sıcak tut.
ben aşkın budistiyim,
gözlerde ve nefesinde,
ben seninim.
tanrı tanıştırsın beni,
gök yüzüyle ,
eğer ki ihanetimde seni.
tanrı tanıştırsın beni,
gök yüzüyle,
eğer ki gözlerim başkasına değdiğinde.
uyur uzaklaşır gerçeklikten
gerçek bir rüyadır
rüyadadır sana yakınlığım uzakta
olamadıklarım yanında
kalanımdır parçalarım
beni hatırladıkların

benimse hatırladıklarım
dünya…
nefes…
ruh…
zihin…
düş…
rüya…
sen…
11:29  10:10.2012