28 Haziran 2009 Pazar

gölgeden bir dokunuş...

günler vardı
güneş vardı günlerden geçen
zaman vardı
insan hayatında hiç bitmeyen
zaman vardı
tüm insanların gelip geçmesini bekleyen
vardı aslında senin varlığın
gölgende binlerce insan vardı
bir sürü yüz
ama aklında kalan yine sende kalandır
alaca bir gökyüzü gibi gözlerin
ne damlasın nede görsün
hiç olmamış gibi zamanın içinde kalsın
istemesede zaman hoşçakal zamanı

02:20 28.06.2009

25 Haziran 2009 Perşembe

zamanı zamanından ayrılıklar...

geçmişi geçmişte saklı gizlenimler
varisi olmayan ölümlerin baş harfleri
ve bırakmadıklarım beni bırakır
şekerinden elması tatsız kalır
aslında kalır zihninde,perdenin arkasında
ne olur? ne olmaz?
görmekten ziyade görmek,herkesden farklı
adımların içinde yüzmek
neyse deyip çekip gitmek
nedir sence hayat?
dur cevap verme
cevap vermeden önce beni sev...
güzel...
gerçi kara bir mizah aynalarda güzellik
tabi gerisinde durmaktansa dokunmak
dokunmak her şeyi çözerdi
tüm bakışlarda
tüm dokunuşlarda
ya da tümüyle hayat
hayata dokunmak gerekliydi
neyse...
ben sokağın başındayım
01:41 25.06.2009
hayatın bir armağan...

13 Haziran 2009 Cumartesi

Hayatının geçtiği Zaman...


Zaman aralıklarında aile bağları renklerden bir gökkuşağı yaratır aydınlatırdı hayatını.Zamanı gelen ayrılıklar ağlatırdı kalbini.Ama zamansız ayrılıkların kalırdı hep zihninin gölgelerinde.
Elimdeki kırılmış kalemimle zamanı kırardım ayrılıklarda,kendimden kopartıp atardım ayrılıkları.Hayatımda yeri yoktu ayrılılıkların,bende kalmazdı kanatlarından kırılmış melekler.
Elimde bir çift göz,içinde ne hayaller ne rüyalar gizli.
“Artık zamanı geldi” dediğin kaç zaman geçti,zamanın içinden kaç ânı bitirdin,kaç tane hayatı geçirdin bir anlık hayatından.Sonlara gelmekle bitmeyen hayat,adımlarındaki her yeni başlangıçta seni kaç sefer yalnız bıraktı umutlarında.
Ne yarınlarımda dünüm gizli,nede gizli olan yarınlarım var.
Hayattan,hayatımdaki insanlardan saklanmadım,gizlenmedim duvarlar ardında,gizlendiğim tek yer sarı sayfalarım kaldı.
Ve başımdaki gökkuşağı bir an olsun yalnız bırakmaz düşüncelerimi ve büyütür düşünceler beni.
Bir çok insan,bir çok düşünce ve en az olan dostlardır tükettiğin havada.Aslında bir tek cümle yeter dost tanımına “ya hayatından yada hayatından sonrası gözlerde kalmasıdır.”
Bir çok insan
Bir çok hayat
Bir çok hayal
Bir çok rüya
Ve seni büyüten düşünceler
Hangisinden uzaklaşmak istersin
Hangi adımında kaybolmak istersin
Geri dönmeyi seçer miydin zaman tünelinde
En iyisi mi hayatta kal
Ve içindekilerde
Gitme başka diyarlara
Kal,sadece kendi hayatında
Ve paylaş dostlarınla…
01:59 11.06.2009

9 Haziran 2009 Salı

Seni hala görüyorum

Düşünüyorum dediğiniz her hayal için ölür ve tekrar dünyaya gelirdiniz.Ölseydiniz tek damlasında hayatın dokunuşunda,ne sanırımlar kalırdı nede sanmalar.Ve sonrasında kör bir bilgi çıkardı karşınıza ne sizde birikimi olan bir bilgi nede içinizde toplananların ötesinde bir bilgi.Kararsızlığın bu kadarında hayatında geri dönmek ne zor ne kolay!
01:34 09.06.2009

4 Haziran 2009 Perşembe

Tükettiğin hayat kaybolmaz...


Gidenler bıraktıkları yerde akıllarda kalmıştır,gidenlerse geriyi hep adımlarında taşımışlardır.Ne zaman geride kalır ne de zamanın gerisi arkanda.Adımlarına kattığın tüm hayat parçacıkları seninle bir olup adım atar nefesinde,yaşamla rüyaların arasında gidip gelebilmek için kalp atışlarında ufacık bir duraksamada hemen kendini ânın içine saklar,kalır orda.
Ve tüm adımlar bir hatıra gibi saklanır göz perdelerine.
Bilmediğin tek şey nefes alıp ta tükettiğin bu hayatın seninle ne zaman vedalaşacağı ve tekrardan seni ne zaman bulacağı.
Sorgulardan önce her ne olursa olsun kendini mutlu kılmaktı hayat.19:45 04.06.2009

2 Haziran 2009 Salı

Sönmeyen Rüya Güneşim


Yürüdüm,
Yürüdüm de tam nerden bilemedim.
Baktım penceremin köşesinden hayata.
Ufak bir kızdım.
Büyüdüm odamın duvarlarında.
Biter gibi bir mum ışığı duygularım.
Ve gençti hayallerim.
Ne olmak mı?...
Benim sorum ne olabilirim olmalı.
Hayat gibi kitap var başımın üstünde.
Yazardım film karelerini boşluğumdaki benliğe.
Sönmeyecekmiş gibi umutlarım var,
Yatağımın başında.
Ama yinede akşam olduğunda,
Söner odamın ışıkları,
Ve seyir eder odamdaki bulutlarda düşlerim.
Sabah kalktığımda ben yinede benim.
Rüyalar havuzum son bulur penceremdeki ışıltıyla.
Ve doğarım yeni bir güne…

28 Mayıs 2009 Perşembe

yüzler...

Düşlerin yağmurunda korunurken mermilerden,düşüpte dizini kanatmak bir kahramanlık ne de bir gazilik destanı,lisanı olmayan sözlerin bir araya gelip cümle oluşturmasından başka bir şey değil.Kapanmyan yaralarda kalan yüzler getirsi değildi unutamadıklarının,sadece ufak bir düşünce bulutu.Ne kalmayan düşlerin nede farkında olmadığın fırtınalı günler sana hesap sormaz ama mutlaka bir cevabı vardır.

24 Mayıs 2009 Pazar

Geceyarısı delisi...


Sarhoş bir adam yolun ortasında,kollarını rüzgarın kanadına doğru açar “ama içinde ben yokum”,kendi dengemin dışında yıldızlar gibi sallanıyorum uzayın derinliğinde,gidip geliyorum ne rüyalar ne düşler tutar beni.Diğer bir taraftan düşüncelerimde sarhoş bir adam gibi geziniyorum,düşünüyorum,düşünüyorum,düşünüyorum…doğru mu bilemiyorum.Doğrularken düşüncelerimi kendim için mi?
Yanlış bir adım mı buna karar veremedim.Çok sayfalar sildim,kurşun kalemimden çıkan harfler…Engelledim duygularımı,önüme geçirmedim hayatımın ama şimdi…
Peki sen düşüncelerimde,hislerimde doğrudur diyebilir misin,hislerinde yalnız bırakmam diyebilir misin,yoksa düşüncelerimdeki yanlış gibi bu yanlış bir his,yanlış bir duygu deyip zihnimle baş başa mı bırakırsın beni?
Bir soru cümlesi gibiyim,bir soru cümlesi gibisin…
Cevap ver…evet mi hayır mı,doğru mu yanlış mı…
Resimlerdeki uçurum gibisin.
Bir uçurum var resimlerde,
Gölgesinden kurtulamadığım.
Bir yüz var gecemde,
Rüyalarımdan çıkaramadığım.
Bir kalp var elimde,
Tutmaktan korktuğum.
Bir savaş var içimde,
Bitiremediğim.
Bir hayalet gibi gölgemdesin.
Söyleyeceklerime gözlerim yetsin.
Duysun beni ruhun.
Görsün beni ruhun.
Doğru mu Yanlış mı…
01:55 24.05.2009 (su perisi)

23 Mayıs 2009 Cumartesi

Karışmış şehir manzarası...


Bildik gözler içinde zamanların geçmişinde kalırdım avucumdaki kanatlarda.İki insan oturakta,tanıdığım iki insan,geçmişin havuzundan iki insan artık bu yüzler bana.
Ve her gün karıştığım şehir manzaralarında anlık göz kalpleri bırakırdım arkamda.Kalırdım damlalarda yalnız,okulun arka bahçesinde.Zaman ne çabuk geçmiş demektense yaşamayı tercih ederdim gülen yüzlerde.Ve her gün yüzümden dökülen yapboz düşüncelerden birinde kalmayı yeğlerdim kararan günün sonunda.Tutunan dallar olmasa da hayatımda,ben tutardım hayatı.
Gelip giderken,yollarda bin bir düşünce bırakırdım arkamda ve değişmeyecek olan güne adım atardım her yeni günden sonrasına.
Parça bulutlarda ayrık düşünceler gibi kanatların ayrıldığını görürdüm iki ad altında ‘şeytan ve melek’.Ve kulaklarıma fısıldayan sözler bir yana,yalnız kalmak farklılaşırdı hayatımda.
Gözlerim alışık olsa da bu duruma yinede ağlardım gözlerimdeki yalnızlığımda.Dökülen her yaprak gibi ağlardım bedenimden kopan her parçamda ve ağaç gibi küserdim eğerdim dallarımı düşlerimde.Ve kara örtüleri üstüne atmış mezar taşlarının yanından geçerken düşünürdüm…bir gün mutlaka ordayım.
Peki ya sonrası…
Neye kulak misafiri olur kalbim ve öncesinde neye inanmak ister aklım.
Ne gerisi
Ne ilerisi
Önemli olan
Günde kaldığın yerden başkası değil…
01:24 22.05.2009

20 Mayıs 2009 Çarşamba

Gönül bahçem...ve su perim ve...


Değersiz adımlarda değersiz süzülüp giden bakışlar adı altında bir çok ömür bırakır gerisinde adımlar.Yarısından yarısını ilgilendirmeden gizli bakışlar ve bir papatya falı…neyi değiştirir hayatında,unutamadıktan sonra.Olamadıktan sonra bir bilgin neye yarar hislerindeki tercüman,ve göremedikten sonra seni duygularımda küçük bir kız çocuğu nasıl bir yıkılganlık içinde bulurum kendimi.Neyin gölgesinde kalırım duygularımda ve neye yakınlaşırım duygularımda her attığım adımda.Ve yanı başımdaki fotoğrafın hatırlatır bana yanlış eğilimler içinde bulunduğum duygularımın tam ortasında sevgi adına en azından sevgim adına ufak doğruluklar olduğunu.Gönül bahçemdeki kararsızlıklar adına bir başyapıt değil sunumlarımdaki amacım,sadece yanılgıdan öte duygularıma ve hislerime mani olamayışımdan ve de sevmek rüyalarımdakinden öte bir yakınlık haline gelmeye başladı bakışlarında.
Ve hayat akarken arka bahçesinde hayallerimin,birde beni sürükler düşlerimdeki sevgi seli ve rüyalarıma akar her gece yüzündeki tebessümü.
Ve sanırım adını aşk olarak tanımladığım bir duygu yenilgisi içindeyim ve de uzun zamandır mutlu olmadığım düşünülürse sanırım tam bu noktada mutluyum ama kendim…
Yanlış mı yoksa doğru mu…karar vermekten çekinmediğim sözler içi hislerim yanlış olduğunu söylese de,buna ben cevap veremezdim.
İşte burada duygularımın takipçisi su perim benim için bir gece yaratır hislerimde ve rüyalarımda.Ve perim yanı başımda aslında…(su perisinden sesleniş) 20:10 20.05.2009 M...
ve eve dönmek zordu hayallerimde,'kalmak'...
ve söyleyemediklerim...

13 Mayıs 2009 Çarşamba

Küçük Hayat...

Çemberin sıkıcı darlığında içsel maneviyatın kaybolduğu bir yüz örtüsü ve Bu mu ? diye sorarsanız hayat.Hayat : omzundaki yargıç elinin seni senden alı koymayıp bıraktığı tüm düş sahneleridir.Tüm varsayımlar bir yana,gerçekler bir adım ötenden geçerken yalnız bırakamazdın onların üstündeki hayalleri.
Düş sahnelerinden öte elinden ayaklar,kulaktan gözler,parmaklarından harfler ve bunlar için omzundaki eli sorgulayabilir misin.
Biraz düşüncelerde yoğunluk tüm her şey için yeterli. 00:59 01.05.2009

2 Mayıs 2009 Cumartesi

Aynadaki Gölgen


Ayrık bir satırın içinde cümlenin kelimelerine uzak olduğu ama dokunamadığına kim inanabilir,kim görmezden gelebilir satırın kendisinden başka.Onu kendisinden başka kim uzaklaştırabilir düşüncelerindeki eylemlerinden ve kendinden başka kim doğruları görebilir.Yüzündeki yansımaya kim inanabilir,gözlerindeki inanamadıktan sonra ve seni gözlerindeki gerçeklerle baş başa bırakıp gittiğinde nasıl kaçarsın yansımalarından.Doğruyu eğriltsen de,insan nasıl engel olur rüyalardaki şeffaflığa,hayalin kırık yansımasına.Sen değilsen de o,dur diyebilmenin bir yolu muhakkak vardır,ne dünya yolunda nede batmayan güneşin aydınlattığı bir inanç diyârında.Elbet duygularındaki yansımalarında esnemeler ve eğrilikler olacaktır iraden dışında,ama irade içindeki düşünce ritimlerin doğru yolu bulman için elinden geleni yapar sen olan için.Ve yalnızlık içinde karanlığın adı ne olursa olsun bir yolu vardır yenmek için onu.Ve bazen görünmezliğin gölgesinde senden isteneni yapman ve onu yenebilmen için kalman gerekir görülmeyen bir rüya aleminde,diğer bir değişle hisler aynasında.Ve duymasalar da sen onları hep izlersin. 21:21 02.05.2009

25 Nisan 2009 Cumartesi

Ne Aşk vaR Ne Mutlu sonlar...


Tırnak cilası gibi yarı aydınlıktan sarıya kavuşmuş mutlu sonların ışıldamasından öte,diğer tarafımdaki yüzlerde güneşe karşı bir soğukluk hissederdim kalbime uzanan elimde.
Ve görsellikten öte düşünmeye çalışırdım yitirilen ben miyim yoksa yitirdiklerim arasında kaybolup gidenmiydim.Aslında değer vermekten ziyade bir sınır çizgisi olmalıydı hislerim ve duygularım arasında.Hissedebilirdim ama duygularımda duymazdan gelmeliydim,en azından üzülmem gerektiği zamanlardan önce.
Kremalı bir bisküvi gibi tatmalıydım ara sıra mutluluğun beyazından,sonra acı bir çay içmeliydim tadını unutabilmek için.
Siyah bir ekranda sarı sayfalı ilanlar gibi arardım bazen içinde kaybolduğum sihirli sözcükleri.
Ve bana ait olan ne varsa sadece benim olarak kalırdı ve yinede benimdi.21:51 25.04.2009

11 Nisan 2009 Cumartesi

hislerinden ayrılmış sözler...


Ne istedim ki dostlarımdan başka.
Saçma sapan duygularım.
Karma karışık efkârlarım…
Neyi aldım ki borçlu kalim.
Söyleyemezler,
Bilmedikleri için.
Görmezler,
Hiç göremedikleri için.
Nasıl bilsin ki insan içinde olmayanlar adına.
Nasıl karar versin ki insan,
Hissetmedikten sonra.
Nasıl yargılar insan,
Öğrenmedikten sonra.
Anlamak nasıl son çare olur,
Yanlış yapıp geriye döndükten sonra.
Düşüncelerim! kurtarsın beni bu azap yolundan.
Ama ellemesin,
Ne rüyalarımı
Ne de hislerimi
Hislerinden ayrılmış kara bir dul eli.
Ve kırık bisikletim hala ayaktadır aslında.
23:01 11.04.2009

Meltem rüzgarları...


Çökük ruhlu mektuplar,kırılmış bisikletler,ansızın gelip geçen rüzgarlar,düşen sarı yapraklar…Olup ta bitmek istemeyen düşler gibi hiç durmak istemezdi rüyalarımın arabası.Kadim düşünceler toplardı dökülen sarı yaprakları.Keserdi içimde açan güneş keskin rüzgarları.Kırılmış bisikletler işe yarardı rüyalarıma giden yolda ve hiç düşürmezdi beni yankıların havaya dağılışında.Bir tek ruhlar kalırdı geride olduğu ve kaldığı gibi,birde mektuplar…20:58 11.04.2009

10 Nisan 2009 Cuma

terminaldeki adam...

Yâr olmaz bu dünya,
Ne yedisine
Ne yetmişine.
Kalmaz,
Ne sevgilerin
Ne üzüntülerin
Adından başka.
10:45 09.04.2009

8 Nisan 2009 Çarşamba

Biraz yoğunluk...


Uğrunda bırakılan adımlar günü gelir terk edilir.Bırakılan adımlar içinde kalan tüm gözler ihanet,kötüye meyilli ve düşüncelerde tutarsızlık gösterebilir.Ama bunlar olup biterken kararlarınızda yeri olmaması gereken tek şey geriye dönük nefrete tutarlı duygularınız.Arkanızda bir adım sizden önce olmak isteyenler olabilir elbette,nihayetinde hepimizde ufakta olsa irade yenilgileri vardır içimize dönük.Ve bu yenilgiler eşliğinde içinizde tutamadığınız söyleme dönük duygularınız dışa atabilir kendisini.
Karaladığınız sayfalar geriye dönük yenilgileriniz olabilir,lâkin birde ileriye sormak gerekir kendinizi içinizde.Bulmak gerekir yanlışların içinde kendinizi.Olmak gerekir tüm yanılgıların ortasında erdem sahibi.Ve bilmeniz gerekir tüm insanlar hata yapabilir.En önemlisiyse insan düşüncelerinde kendini geliştirebilir : kendine doğruları öğretebilir ve olanları en içinden hissedebilir ; biraz yoğunluk yeter duygularda ve hislerde görebilmek için en doğruyu.10:58 08.04.2009

7 Nisan 2009 Salı

Sihirli Melodilerim...


Sihirli bir melodi dolaşır gizem avcısı gözlerimde,içimde kıvraklığıyla dans eder düşüncelerim.Düşünmek istediklerim dolanır içimde sihirli melodiler eşliğinde.Ben aklımla karışık sarılırım duygularıma ve ne zaman hissederim yaklaştığını işte o zaman bilirim nelerin beni içine almak istediğini.Bilmekle kalmayıp hiç durmaksızın göklerden yerlere kadar hem düşer hem seyir ederim hayaller ülkemde.Bulamadığım tüm yerler gibi dokunurum havadaki neme,gitmediğim duygular bana kadar gelir dünyanın nefes alıp verişiyle.İşte o zamanlardan tutunda bu zamanlar içinde pelerinimin şapkası yüzümü hafifçe örter kaçak duygularımın eşliğinde ve sihirli melodiler gizemli yolculuğumda bana refakat eder tüm adımlarımda…13:14 07.04.2009

5 Nisan 2009 Pazar

bir Kızılderili yolundaki hayalim...


Çarpık kentleşmenin maruzu ülkem,çarpık ilişkilerin maruzu olduğu insanlar eşliğinde bir günün sabahında düşünürdüm bir Kızılderili yolunda.Saklanabildiğim düşünceler içinde kalmaya çalışırdım her adımımda.Anlayamadığım bir noktam var nereden geldiğini ya bilmiyorum yada hatamı göremiyorum.Düşünüyorum ama düşüncelerime vuran insanlarda kendimi bulamıyorum bir türlü,neyim ben? kimim?
Heves işgali eşliğinde dinlenilecek duygu bahçesi miyim?
Yazık kendim bile tanıyamamışım gözlerimdekini,peki nasıl biri yaslanır duygularıma hislerime,tutabilir miyim,kalabilir miyim içinde ve gözlerinde.
Ne yapsam ne söylesem içimdekilerden,dinlemesen de bilmesen de bilirim ben kendimi...ve yinede severim seni,sen inanmasanda.
Ve bir gün geçer,
Selam eder güneş uzaklardan
Bir kız yüreğime akar gözlerimden
İçimde bakınır etrafına
Telaşlı,heycanlı…
Ürkek bir duygu var elimde
Gitmemesi için her şeyi yapardım
Ama duyguların tüm gerçekleriyle
Düşünürdüm yanımdayken zaman öncesini
Aklım yinede dönerdi gözlerinde
Ne güzelde bakardı sağ omzundan
Ne güzel kıvırırdı elleriyle saçlarını
İçinde bir sürü düşünce var
Doğru mu Yanlış mı…
Saklardım tüm günü
Güne bakan gözlerinde
Ve bilmesen de
Kalırdın içimde batan güne baktığın yanı başımda.
Ve bilmesen de
severdim seni bir gün içinde
Ve bilmesen de o küçük bir gün içinde aşık olurdum gözlerine…
23:13 05.04.2009

1 Nisan 2009 Çarşamba

adımlarından bir an sonrası...

İzlediğin ufak bir yol,çıkar karşına bir günün şafak zamanında ve o zaman alırsın ektiğini yüreğindeki temizliğinle.İnsan yinede çıkış yapar duygularından emin olamadığında.Bazen düşünürsün ve yaparsın.Bazense ilerisini görmeden yapasrın anlık eylemlerinden ufak bir zincirleme ve sonra bulduğunda karşında bir ödül olarak onu,nasıl bir his bırakır sende...
Nasıl bir yarına çıkacağını bilebilir misin...
Hayatının şekillenmesindeki süreçte adımlarına neler katabileceğini kestirebilir misin önceden...
Ve düşünür müsün her adımında seni neyin beklediğini kısa bir an sonrasında...
Nereye doğru gidersin düşlerinde,rüyalarında ve gerçeğe yakın adımlarında.
Seni tatmin edebileni tanıyabilir misin,ona ne kadar yakın olabilirsin.
Işığın altında bakabilirmisin hayallerine.
Yürüyebilirmisin karanlıkta doğrularınla.
Ve neyi istersin adımlarından bir an sonrası gözlerini kırptığın hayatta.22:23 01.04.2009