29 Ağustos 2009 Cumartesi

Ay-Se-Ni-Be-Er


Küçük bir anı defteri ve kendisiyle gelen zaman çekimleri.Dün geceden kalma gibi yılların sevgisi,bir de içinde sakladığı sıcaklığı var.Oysa ne geçmiş nede durmuş zaman.Neleri geri getirir eskilerden küçük bir çerçeve içi dolusu mutluluklar.Ne gece yüzü ne gündüz,elinde kalan zihin perdesinden öte değil,perdeyi aralayıp aralayıp gerilere dönmek.Mutlu olmaları tekrar öğrenmek.Koşarak gidip gelmeyi istememek.Bunları yaparken zamanı kibirsizce köreltme isteği,nede iyi olur bir günlük Tanrı yetkisi.Durdurabilsen,kalabilsen sıcak bakışlarda,içten dokunuşlarda,dostluk bağlarında.Görünmez bir halat bu ama gemileri tutanlardan bile daha sağlam.Hayatın amacı bu değil mi.Sevmek,mutlu olmak,eğlenmek,aşık olmak ama en önemlisi değilmidir unutulmamak.Bir vapurda kalır zaman,belki bir trende,belkide bulutların arasında,belki hiç gitmez zaman gözlerde kalır belki.Renkler içinde bir adadayım,gözlerimde dostlarım,zihnimde anılarım,gider gelir yinede kalırdım içimdeki anı defterimde.Boşluklar içinde ilerlemektense zamanda,en kısa ânı bile tıka basa doldurmak ve ilk önce kendindekilerde zaman bulmak,bu en doğrusu olmalı.Gizli bir isim gibi sır kalmalı en sıkı dostluklar ve hiç olmasada günün erken saatlerinde uyandırmalı bu dostluğu bulabildiğin bir günü bile onunla doldurabilmek için.
kalmasada gelecek zamanlarda,
ben bilirim.
ve sormasada geçmiş zaman,
yinede giderdim.
adımlar atılsada,
aslında hiç uzak değildir sana,
yeterki gel,
yeterki bil,
kaldığın gözleri. 04:14 29.08.2009

aysenibeer...

28 Ağustos 2009 Cuma

soğuk renkler...

sahteliğinden insanlar
içlerinde kaybolmuş parçalar
parçalar bir kaçış içinde
çözüm ne iyi ne kötü
ne de kaçanların geri dönüşü
ne yağmur var
ne de açık bir hava
belirsiz bir his
iyiye anlaşılmaz bir durum
her ne kadar tanıdık olsada
oluyor
ve yinede bitiyor
ve herkesi buluyor bir gün
ama yinede değişebilir
anlam taşıyan cümleler
zamanı yok eden bir zaman
01:21 28.08.2009

27 Ağustos 2009 Perşembe

Diğer herkesten önce...




Son yorgunluğunun ardından içindekiler sana düşüncelerinde doğru değilsin deseler,seni nasıl yârına çıkartır umutların.Geçmişli düşünceler şimdi senden olmasada sen değilmisin onların sahibi...Nasıl bir yargıdır öncü adımlar,yalnız kalmaktan korkmayan bir düşünce eri."Kalıp düşünceler", içinde şahsiyet ararken çarptığın en yakın kaza sana en yakınların.Hmh...hayat neyi fark ederki sende,görünüşünden başka.Buluştuğun her ışık parçasında parmak uçlarında kıpırdanan telaş ve heyecan sanımlarının sana getirdiği tüm algılara direniş mi yoksa kabul ediş mi? Farkında bulunamadığın tüm karmaşalar adımlarına çukur,arkanda sesli harfler,ileride haysiyetsizliğe bakış olarak karşına çıkar sana şunu söyler "ya en başından git,ya da en arkadan,ama doğrular geleceğe senden sonra gelsin".Bilmiyorum ki benden ayrılsın doğrularım ve yanlışlarım,zaten önemli olanı biliyorum kendim için(ben ilk önce kendi yüreğimde kendi seslerimdeyim,kendi vicdanımdayım,kendi adımlarımdayım,diğer herkesten önce).01:34 27.08.2009


ışıktan bir parça sahibi


parçalanan bir aynadaki yüz


sonradan değişmeli bir görünüm


ama ne değiştirebilir


içindeki seni...

18 Ağustos 2009 Salı

aşk

mesafeden bir kız yüzü
sevgiden bir çiçek yüzü
kaldığım gözler içi sessiz
sessizlik olmasa,nede iyi olur
kalmasa duygularım arkamda
nasıl katlanır gün yüzü adımlarıma
ama yinede aşk bir gün bulabilir...
23:58 18.08.2009

17 Ağustos 2009 Pazartesi

Kralın mezarı


Cesur bir hayat,aslında bahsedilmeyen ikinci kahramanların hayatı gibi geri planda kalırdı insanların arzuları ve savaşlar cesur hayatları yok ederdi.
Eskiye ait orta dönem savaşları şimdiye bakar kibirsizce gülerdi.
Ve her zaman umudun yolunda sonda olsa bir umut vardır insanlar için.Göçüp giden tüm nesiller için geride yastan başkası kalmayana dek dünya eskiyip gidicek.Hepimiz ölüm için sıradayız yaşamın eşliğinde.Arkada gülen bir yüzün olmadıkça savaşlar boş yere,kırılan tüm kılıçlar kibirin eli.
Ve nihayetinde kaderin seni her zaman yolunda tutar ama tüm kararlar senin ve içinde birikenlerin.Lâkin karanlıklar için hüzün yağmurları seninle olduğunda o ân içinde kimin yada neyin sende değeri olduğunu anlarsın.Kuşkuların seni yılların içinde küstüresiye dek ve sonrasına seni bir hüzün sabahı içinde iletene dek içindekilerden yoksun,kara bir habercinin kara düşünceleri gibi her sevgiye kuşkuyla yaklaşır kendinde istemezdin.Ve ölüm nasıl bırakmıyorsa bizi,hüzünde aynı ölüm gibi bırakmaz bizi,ve nasıl bırakmıyorsa hüzün,o kadar ısrarla istemeliyiz sevgiyi.
Ne pahasına olursa olsun savaşmak onurdur sevgiler için,insanlık adına.Ve ilk önce savaş kalbinde ve zihindedir doğrular adına.Uzun yıllarda gizli kederler,saklanan kör düşünceler ama hala içlerinde saklanan tek ihtiyacın olan mutluluk.
Ne zaman son bulur adımlarım,
İşte o zaman ölüm değsin soğuk elime.
Ve harflerim biter gibi,
Ama gözlerde ve dillerde kalsın.
Ağlansın,
Göçüp gittiğim diyarlara.
Lâkin unutulmak neyi değiştirir,
Soğuk bedeninde.
Krallar gibi defnedilsem kayalara,
Neye yarar.
Ve herkes benden ayrıldığında,
Ben herkesten ayrılmış olucam,

Sahip olduğum tüm sevgiler beni terk edene dek.

04:24 07.08.2009

1 Ağustos 2009 Cumartesi

deli doktoru iki...


deli yanımda

düşünceler rüzgarın salladığı yapraklar içinde

şarkı söylersen gece yarısı bir bankta

unutma deliler her yerde

sokakta kimse olmasa da

ben dans ederim kendime

birde güldüm dönüş yolundaki deliye hah!

yumurtadan çıkan insanlar gibi,soğuk moda

tabiki gece yarısı

artık kapatma zamanı

uykudaki gözlerini açmak için...

01:13 01.07.2009

28 Temmuz 2009 Salı

Geriye dönüşlerden gerisi...

Gerisinden gelipte hayat nedir diye düşünmeden bir çift göz içinde çıkıp,hiç ulaşılmayacak bir düş âleminde düşünmek gibi kötü zamanlardan geçerdin,giderdin dünlerdeki fotoğraflardan.
Son olmayan zamanların arkasında neler birikir gözlerinde.
Nasıl bir kaçış bekler tüm yolcuları,gündüze koşan adamın treninde.Bir tesadüf,sabahın güldüğü ışıklarda eskiye kaçışlardan kurtulamadığın bir yüz,neler geriye döner,neler canlanır soğuk masallarda…gözlerinin içinde neler toplanır,neler,neler,neler…
aah ah…gidemediğim tüm anlardan payıma düşen her hüznü içimden hiç çıkaramamışım,atamamışım.Kendimle oyun oynar gibi,davranışlar hep bahane olmuş.
Kimseleri sevmeden,
gözlerde kalmadan,
elleri tutmadan,
kaçmaya fırsat bırakmadan,
fotoğraflarda kalmadan,
yazmak ne kolay şey,
ağlamak gibi…
vay be!
yinede kalmışım,
dünde,
dünden öncekilerde…
23:14 28.06.2009 küçük masalım…

23 Temmuz 2009 Perşembe

Maratonu kazandım...


Deli dolu yaşamlar taşır her gün,hayat treni.Kazandığın tüm yollarda gönüller koşar,hevesler uçar,sevgiler dolaşır ve anlayamadıklarınsa kalpten bir göz yapıp,etrafında olup biten karmaşaları görmeni sağlar.
Ve kaçırır gibi olduğum her duygu eşliğinde arkamda kalan tüm duygusal eğilimler bunu bir kez daha hiçe sayar ve bende bunu tekrâr ederdi.Ve gündüze koştuğum her adımda kazandığım maratonlar arasında kaybederek kazandıklarım bir hayli çok olurdu.Alışmaktan öte bilmek gibi,öncesinde bilmek gibi…
03:05 20.06.2009

9 Temmuz 2009 Perşembe

Tâbi olamadığım Hayat...


Üç beş parça hayatın peşinden koşarken sıkıldığın onca şey arasında düşünürken kaybolduğun her anı parçasında yinede üzülürsün.Yaşlı düşünceler içinde genç kalan bedenin,geçmiş hayatlar eşliğinde gizli konuşmaların saklandığı yüzlerde kalırdı.
Yaşadıkça dahil olduğun her oyun kötü yaklaşımların elini sana her uzatışında onların yüzündeki gerçeklerini görebilmen için bir ara oyun.
Üç beş parça hayatın dışında açabildiğin her güneş sevgidir senin için.Kaybolduğun her düşünce aralığında kaldığın her anı parçası üzüntüdür senin için.
Ve tâbi olamadığın bir sürü gizli düşüncelerde nasıl bir insan kalırsın yüzlerde bilinmez.
Kırıntıdan toparlanıp ta seni sıkan tüm söylenti ve düşünceler varsın senden dışarıda kalsın,bazen içini bir tek sen bil yeter.12:38 09.06.2009

28 Haziran 2009 Pazar

gölgeden bir dokunuş...

günler vardı
güneş vardı günlerden geçen
zaman vardı
insan hayatında hiç bitmeyen
zaman vardı
tüm insanların gelip geçmesini bekleyen
vardı aslında senin varlığın
gölgende binlerce insan vardı
bir sürü yüz
ama aklında kalan yine sende kalandır
alaca bir gökyüzü gibi gözlerin
ne damlasın nede görsün
hiç olmamış gibi zamanın içinde kalsın
istemesede zaman hoşçakal zamanı

02:20 28.06.2009

25 Haziran 2009 Perşembe

zamanı zamanından ayrılıklar...

geçmişi geçmişte saklı gizlenimler
varisi olmayan ölümlerin baş harfleri
ve bırakmadıklarım beni bırakır
şekerinden elması tatsız kalır
aslında kalır zihninde,perdenin arkasında
ne olur? ne olmaz?
görmekten ziyade görmek,herkesden farklı
adımların içinde yüzmek
neyse deyip çekip gitmek
nedir sence hayat?
dur cevap verme
cevap vermeden önce beni sev...
güzel...
gerçi kara bir mizah aynalarda güzellik
tabi gerisinde durmaktansa dokunmak
dokunmak her şeyi çözerdi
tüm bakışlarda
tüm dokunuşlarda
ya da tümüyle hayat
hayata dokunmak gerekliydi
neyse...
ben sokağın başındayım
01:41 25.06.2009
hayatın bir armağan...

13 Haziran 2009 Cumartesi

Hayatının geçtiği Zaman...


Zaman aralıklarında aile bağları renklerden bir gökkuşağı yaratır aydınlatırdı hayatını.Zamanı gelen ayrılıklar ağlatırdı kalbini.Ama zamansız ayrılıkların kalırdı hep zihninin gölgelerinde.
Elimdeki kırılmış kalemimle zamanı kırardım ayrılıklarda,kendimden kopartıp atardım ayrılıkları.Hayatımda yeri yoktu ayrılılıkların,bende kalmazdı kanatlarından kırılmış melekler.
Elimde bir çift göz,içinde ne hayaller ne rüyalar gizli.
“Artık zamanı geldi” dediğin kaç zaman geçti,zamanın içinden kaç ânı bitirdin,kaç tane hayatı geçirdin bir anlık hayatından.Sonlara gelmekle bitmeyen hayat,adımlarındaki her yeni başlangıçta seni kaç sefer yalnız bıraktı umutlarında.
Ne yarınlarımda dünüm gizli,nede gizli olan yarınlarım var.
Hayattan,hayatımdaki insanlardan saklanmadım,gizlenmedim duvarlar ardında,gizlendiğim tek yer sarı sayfalarım kaldı.
Ve başımdaki gökkuşağı bir an olsun yalnız bırakmaz düşüncelerimi ve büyütür düşünceler beni.
Bir çok insan,bir çok düşünce ve en az olan dostlardır tükettiğin havada.Aslında bir tek cümle yeter dost tanımına “ya hayatından yada hayatından sonrası gözlerde kalmasıdır.”
Bir çok insan
Bir çok hayat
Bir çok hayal
Bir çok rüya
Ve seni büyüten düşünceler
Hangisinden uzaklaşmak istersin
Hangi adımında kaybolmak istersin
Geri dönmeyi seçer miydin zaman tünelinde
En iyisi mi hayatta kal
Ve içindekilerde
Gitme başka diyarlara
Kal,sadece kendi hayatında
Ve paylaş dostlarınla…
01:59 11.06.2009

9 Haziran 2009 Salı

Seni hala görüyorum

Düşünüyorum dediğiniz her hayal için ölür ve tekrar dünyaya gelirdiniz.Ölseydiniz tek damlasında hayatın dokunuşunda,ne sanırımlar kalırdı nede sanmalar.Ve sonrasında kör bir bilgi çıkardı karşınıza ne sizde birikimi olan bir bilgi nede içinizde toplananların ötesinde bir bilgi.Kararsızlığın bu kadarında hayatında geri dönmek ne zor ne kolay!
01:34 09.06.2009

4 Haziran 2009 Perşembe

Tükettiğin hayat kaybolmaz...


Gidenler bıraktıkları yerde akıllarda kalmıştır,gidenlerse geriyi hep adımlarında taşımışlardır.Ne zaman geride kalır ne de zamanın gerisi arkanda.Adımlarına kattığın tüm hayat parçacıkları seninle bir olup adım atar nefesinde,yaşamla rüyaların arasında gidip gelebilmek için kalp atışlarında ufacık bir duraksamada hemen kendini ânın içine saklar,kalır orda.
Ve tüm adımlar bir hatıra gibi saklanır göz perdelerine.
Bilmediğin tek şey nefes alıp ta tükettiğin bu hayatın seninle ne zaman vedalaşacağı ve tekrardan seni ne zaman bulacağı.
Sorgulardan önce her ne olursa olsun kendini mutlu kılmaktı hayat.19:45 04.06.2009

2 Haziran 2009 Salı

Sönmeyen Rüya Güneşim


Yürüdüm,
Yürüdüm de tam nerden bilemedim.
Baktım penceremin köşesinden hayata.
Ufak bir kızdım.
Büyüdüm odamın duvarlarında.
Biter gibi bir mum ışığı duygularım.
Ve gençti hayallerim.
Ne olmak mı?...
Benim sorum ne olabilirim olmalı.
Hayat gibi kitap var başımın üstünde.
Yazardım film karelerini boşluğumdaki benliğe.
Sönmeyecekmiş gibi umutlarım var,
Yatağımın başında.
Ama yinede akşam olduğunda,
Söner odamın ışıkları,
Ve seyir eder odamdaki bulutlarda düşlerim.
Sabah kalktığımda ben yinede benim.
Rüyalar havuzum son bulur penceremdeki ışıltıyla.
Ve doğarım yeni bir güne…

28 Mayıs 2009 Perşembe

yüzler...

Düşlerin yağmurunda korunurken mermilerden,düşüpte dizini kanatmak bir kahramanlık ne de bir gazilik destanı,lisanı olmayan sözlerin bir araya gelip cümle oluşturmasından başka bir şey değil.Kapanmyan yaralarda kalan yüzler getirsi değildi unutamadıklarının,sadece ufak bir düşünce bulutu.Ne kalmayan düşlerin nede farkında olmadığın fırtınalı günler sana hesap sormaz ama mutlaka bir cevabı vardır.

24 Mayıs 2009 Pazar

Geceyarısı delisi...


Sarhoş bir adam yolun ortasında,kollarını rüzgarın kanadına doğru açar “ama içinde ben yokum”,kendi dengemin dışında yıldızlar gibi sallanıyorum uzayın derinliğinde,gidip geliyorum ne rüyalar ne düşler tutar beni.Diğer bir taraftan düşüncelerimde sarhoş bir adam gibi geziniyorum,düşünüyorum,düşünüyorum,düşünüyorum…doğru mu bilemiyorum.Doğrularken düşüncelerimi kendim için mi?
Yanlış bir adım mı buna karar veremedim.Çok sayfalar sildim,kurşun kalemimden çıkan harfler…Engelledim duygularımı,önüme geçirmedim hayatımın ama şimdi…
Peki sen düşüncelerimde,hislerimde doğrudur diyebilir misin,hislerinde yalnız bırakmam diyebilir misin,yoksa düşüncelerimdeki yanlış gibi bu yanlış bir his,yanlış bir duygu deyip zihnimle baş başa mı bırakırsın beni?
Bir soru cümlesi gibiyim,bir soru cümlesi gibisin…
Cevap ver…evet mi hayır mı,doğru mu yanlış mı…
Resimlerdeki uçurum gibisin.
Bir uçurum var resimlerde,
Gölgesinden kurtulamadığım.
Bir yüz var gecemde,
Rüyalarımdan çıkaramadığım.
Bir kalp var elimde,
Tutmaktan korktuğum.
Bir savaş var içimde,
Bitiremediğim.
Bir hayalet gibi gölgemdesin.
Söyleyeceklerime gözlerim yetsin.
Duysun beni ruhun.
Görsün beni ruhun.
Doğru mu Yanlış mı…
01:55 24.05.2009 (su perisi)

23 Mayıs 2009 Cumartesi

Karışmış şehir manzarası...


Bildik gözler içinde zamanların geçmişinde kalırdım avucumdaki kanatlarda.İki insan oturakta,tanıdığım iki insan,geçmişin havuzundan iki insan artık bu yüzler bana.
Ve her gün karıştığım şehir manzaralarında anlık göz kalpleri bırakırdım arkamda.Kalırdım damlalarda yalnız,okulun arka bahçesinde.Zaman ne çabuk geçmiş demektense yaşamayı tercih ederdim gülen yüzlerde.Ve her gün yüzümden dökülen yapboz düşüncelerden birinde kalmayı yeğlerdim kararan günün sonunda.Tutunan dallar olmasa da hayatımda,ben tutardım hayatı.
Gelip giderken,yollarda bin bir düşünce bırakırdım arkamda ve değişmeyecek olan güne adım atardım her yeni günden sonrasına.
Parça bulutlarda ayrık düşünceler gibi kanatların ayrıldığını görürdüm iki ad altında ‘şeytan ve melek’.Ve kulaklarıma fısıldayan sözler bir yana,yalnız kalmak farklılaşırdı hayatımda.
Gözlerim alışık olsa da bu duruma yinede ağlardım gözlerimdeki yalnızlığımda.Dökülen her yaprak gibi ağlardım bedenimden kopan her parçamda ve ağaç gibi küserdim eğerdim dallarımı düşlerimde.Ve kara örtüleri üstüne atmış mezar taşlarının yanından geçerken düşünürdüm…bir gün mutlaka ordayım.
Peki ya sonrası…
Neye kulak misafiri olur kalbim ve öncesinde neye inanmak ister aklım.
Ne gerisi
Ne ilerisi
Önemli olan
Günde kaldığın yerden başkası değil…
01:24 22.05.2009

20 Mayıs 2009 Çarşamba

Gönül bahçem...ve su perim ve...


Değersiz adımlarda değersiz süzülüp giden bakışlar adı altında bir çok ömür bırakır gerisinde adımlar.Yarısından yarısını ilgilendirmeden gizli bakışlar ve bir papatya falı…neyi değiştirir hayatında,unutamadıktan sonra.Olamadıktan sonra bir bilgin neye yarar hislerindeki tercüman,ve göremedikten sonra seni duygularımda küçük bir kız çocuğu nasıl bir yıkılganlık içinde bulurum kendimi.Neyin gölgesinde kalırım duygularımda ve neye yakınlaşırım duygularımda her attığım adımda.Ve yanı başımdaki fotoğrafın hatırlatır bana yanlış eğilimler içinde bulunduğum duygularımın tam ortasında sevgi adına en azından sevgim adına ufak doğruluklar olduğunu.Gönül bahçemdeki kararsızlıklar adına bir başyapıt değil sunumlarımdaki amacım,sadece yanılgıdan öte duygularıma ve hislerime mani olamayışımdan ve de sevmek rüyalarımdakinden öte bir yakınlık haline gelmeye başladı bakışlarında.
Ve hayat akarken arka bahçesinde hayallerimin,birde beni sürükler düşlerimdeki sevgi seli ve rüyalarıma akar her gece yüzündeki tebessümü.
Ve sanırım adını aşk olarak tanımladığım bir duygu yenilgisi içindeyim ve de uzun zamandır mutlu olmadığım düşünülürse sanırım tam bu noktada mutluyum ama kendim…
Yanlış mı yoksa doğru mu…karar vermekten çekinmediğim sözler içi hislerim yanlış olduğunu söylese de,buna ben cevap veremezdim.
İşte burada duygularımın takipçisi su perim benim için bir gece yaratır hislerimde ve rüyalarımda.Ve perim yanı başımda aslında…(su perisinden sesleniş) 20:10 20.05.2009 M...
ve eve dönmek zordu hayallerimde,'kalmak'...
ve söyleyemediklerim...

13 Mayıs 2009 Çarşamba

Küçük Hayat...

Çemberin sıkıcı darlığında içsel maneviyatın kaybolduğu bir yüz örtüsü ve Bu mu ? diye sorarsanız hayat.Hayat : omzundaki yargıç elinin seni senden alı koymayıp bıraktığı tüm düş sahneleridir.Tüm varsayımlar bir yana,gerçekler bir adım ötenden geçerken yalnız bırakamazdın onların üstündeki hayalleri.
Düş sahnelerinden öte elinden ayaklar,kulaktan gözler,parmaklarından harfler ve bunlar için omzundaki eli sorgulayabilir misin.
Biraz düşüncelerde yoğunluk tüm her şey için yeterli. 00:59 01.05.2009