4 Şubat 2012 Cumartesi

Sokağımdaki adam...

Kutsal emanetlerimin sığınağı ve derinlik hissi nedir bilmediğin bir karartı aşağısı ve yukarısı düşlerimin solunda ve sağında, hayâl ettiğin küçük bir bardakla iç beni.Uzaklaştıkça dağılmalıyım içinde ve dışında…
Hayat öpücüğü olup kurtarmalıyım…
Köşede ve ilerisinde yolda duran adamın ne karmakarışıktır dünya ve özü.
Hadi biraz sadece biraz seni kafesinde tutan zincirlerini esnetmen yeterli deliler gibi eğlenebilmen için, zamanın ne olursa olsun.
Konuşman yeterli kendinde ve kendinle.
Eğer oynarsan bir anlamı olur oyunun ve oynayanların, nedir ki oyun dışında tutan seni ve sendekileri, biraz ve olabildiğince çok seslerimin dalgasındaki dinginlik örtüsü aniden seni gördüm dürtüsü sarsar beni olmadık bir oyunun içinde ve anlarımki taşıyorum fazladan bir çift ayakkabı…
Yalnız ve içindeyim oyunumun ve ben tek vede en güçlü eğlencesiyim.   22:50    04.02.2012

10 Aralık 2011 Cumartesi

cennet ve cehennem

Soğukluğumun affıdır içime ve içtenliğime, sevgiden öte beni bağlayandır  bu yaşanası hayata etrafımdaki dostlarım.Hiç önemli değil var ya da yok diğer tarafın durağan durumu, cennet ya da cehennem ne ile kıyaslayabilirsin hayatında ve eylemlerinde, nelerinden ödün verirsin, hangi hırstır seni tutan… Sonu değil midir başlangıcı vardan yok eden ve başlangıçlar değil midir bize mutluluk adına hüznü sonunda veren, bitmesini istemediğin çilekli bir pasta gibidir, bitmesini istemediğim hepinizsiniz…Hem bu yazdığım çizdiğim harflere, sizleri resmettiğim bu cümlelerime başka bir resimde eklemek istemiyorum.Aldığım en güzel ve kaldığım en güzel günler sizsiniz, ki insan ne ister gülerek boğulabildikten sonra, sekiz yaşındaki çocuklar gibi olabildikten sonra, hayaller kurup koşturabildikten sonra, kim buna engel olabilirki kendinden başka…ve insan ömrü bir resim tuvalinde yağmur Tanrı gibidir, kalmak istediğin tüm hayaller, tüm gözler, tüm eller, tüm sarılmalar, bir anda yok olur ama hep varsındır düşlerde ve gözlerde…içimin içten içe döküldüğü bu gözlerimin harfleri, her zaman söyleyemesemde size anlatır beni , size anlatır içimdeki sizi…olsa da olmasa da tarafından âlemi ve cenneti ben birgün toprak ananın evladı olucam ve yazdığım üçüncü kalite sarı sayfalarımda anılıcam, ondan önce dostlarımda ve sevgililerde kalıcam…sonsuzluk olmasa da son nedir öğrenicem.
 hepinizi gerçekten gerçeğin bedenimde bulduğu anlamıyla seviyorum ve hep yanımda taşıyorum…23:05  10.12.2011

30 Kasım 2011 Çarşamba

şilbalba...

 Ve cevaptan sonra bir tümcenin hal alabildiği tüm duygu kırıntılarında saklıydı ölü bir gezegen, azizlerin ve duymazlıktan gelen tüm tanrıtanımazların elindeydi yaşam dünya.Ve öl dünya beklemeyen tüm demir rayları için, bir daha paslan beni taşımayan dünya demirleri.Sorarsan yüksekerde bir yerde ve zihninin alamadığı yerdeydim.
Alaca bir gün yüzü
Bugün ve dünü
İçimdeki bulutsu gözü
Nasıl saklarım…
Gün, günler ,zamanlar, oluşumlar, azaldıkça azalıyorum gece külden ruhum ve yakınla uzak birbirine karıştıkça sonsuz ölüm rüyalarımda ve sonsuz sen düşlerimde.
Anubis ruhumu sabırsızlıkla bekler içimdeki koyu elma tadında aşkı alabilmek için, yarı ölü dünyadayım ve rüyalarımda ama yinede düş kuramam, kursam kurgularım ve hayal meyal dileklerim neye yarar olası ölüm tarlası rüya ağaçlalrım sadece yediğim ilk yudumu yeter başlangıçlarımın ölümüne ve dudaklarımın zehirlenmesine.
Ve birgün ölmek istiyorum ve yaşamak tekrardan…
Sonsuza kadar…
Yaşam nedir…tüm yıldızlarda ve ışıltılarda parmaklarımın dokunabildiği tüm irade çemberim, soluduğum bu hava zemin ve dudaklarımda yaşayan tenin artık soğuk ve hissiz.
Yaşam ve Bilgelik sonumun sonu ve toprak içimde yeşericek.
Gizli bir yeti gibidir zamansız ve zaman içi ayrılışlarım ruhumun özüne ve fısıltılarda dinlediğim tüm gökyüzü kusursuz bir mizaç Tanrıgökyüzü, kurtuluşlarım ölüm öncesinde her düşümün bir rüyadadır başlangıcı ve hayalden kusursuz bir gezegen gözlerim, ve geri dönüşün toprak anaya kim bilebilirki sendeki dünü…
Hissedebildiğim sonsuz yaşam irademin içinde sönüp gider…

Neden yazıyorum demi soru bu, oysa soru yerine neden yaşıyorum diye düşünseydiniz…  neler kazanırdınız, neleri kaybederek veda ederdiniz ve feda ederdiniz hayatınız ve  kalbiniz için.
Tekrardan ve tekrardan yeşericem ve kaybettiğim sıcak iki parçayı ve köprüyü tekrardan inşa edicem zihnimde ve dudaklarımda kalbime doğru.
Ve bu dünyada öldüm, ayaklarım ve ellerim hep soğuk tekrardan yeşeresiye kadar.
sessiz…
soğuk…
ve karanlık…
yazdığım bu hikaye ve kitabımın kapağı.







21:09    30.11.2011 sonsuza dek…

21 Ekim 2011 Cuma

YEDİ TAT

Kurtarmak, iyileştirmek, kuvvetlendirmek, his, öfke, karışıklık, bilinmezlik, aramak, kalmak, takılmak, bulmak, özümseme, inanmak, kaybolmak, istemek, olmasını dilemek, uzak kalmak, sen, herkes, birisi, soğuk, ılık, gölge, güneş, gece, hayat, yaşam, zihin, kalıcı, hiç gitmeden, olsaydın demeden, hep, içinde, dışında, hayatının, harikaydı, belkide hatıra, geçmiş, zor, önündekiler, adımlar, görünmez, içten, ve gerçek...00:34  21.10.2011

9 Ekim 2011 Pazar

H.E.

hayallerimdeki kadın
ah be kadın
nedir bu deli bilmecesi
olmasa da
hep olmasını gerektiren
kalamasamda
seni bende biriktiren
nedir...
göremediğin sevgi
göremediğin aşk
nedir deli bilmecesini gerektiren
belki bende bulurum
bir gün
senden arta kalanı
benden geride duranı
hep sakladım
içimdeki bu yalanı...

02:14   09.10.2011

3 Eylül 2011 Cumartesi

Sesleri ve Dudakları

sessiz gecenin,
küçük bir hatırasıdır,
duran zamanda gecenin.
odamdaki rüzgar esintisi,
alaca bir duygu gezintisi,
nasıl hissedebilirimki,
bu gezintide.
ve tatlı bir vişne
dudaklarıyla içimde...
01:17     31.08.2011

26 Ağustos 2011 Cuma

sende bende kalmalar...

İçinde rüyalarının gemisi bilmecesi dün ile yarın içindedir tüm gizemi ve sardığında ayna kim bilebilir dünya senin.Mistik bir çağrışımla kabaca vücuduna oturur tüm damlaları müziğin.Kalabalığın içinde kopyalanmaz bir algısındır.Nasıl hissettiğini ben nede dün neyle anlatılır.Soğuk soğuk sabahlar ve insanlar yalın tat gibidir, çilek ve krema bedenlerin koyulaştığı sıcak ve rüzgarlı bir tepedir yoğunluk ve çapraz ilişkilerin eşiğinde.Fotoğraftaki kız bir kara mizah aynasında gözlerine bakar gibidir, bu sizi yanıltmasın aynalar göz gibidir senden alır tekrar sana verir ve rüyalar ayna gibidir düşlerine.Fotoğraftaki kız gülmesinde bir derinlik saklar içinde danstan yapılmış bir kale şövalyesi rüyalarını besler.Gece koyu olanları besler koyular gecenin içinde duran beni ve çerçevedeki bir ilham kahvesidir geceye.Uzun zaman deviren adımlar artık son bulur resminde ve zaman dönümünde, son bakışlar son sözler yapılır ve taştan bir heykel geçmişte nelerin yaşandığına dair.Gün ve gece uzun zaman birlikte olmuştur uzun zaman yaşlanmıştır uzun adımlarda ve yollarda, artık suya ihtiyacı olmayan ağaç gibidir zaman içi ayrılıklar, sende bende kalmalar...Gittiğim soğuk bir sokak dündeki hepinizi hatırlatır ısıtır beni, günümde sıcak bir düş dünden sizden kalma pahabiçilemez bir değer birimidir adını bulamadığım.Son sahneler ve makyajlar adımlarda heycanlı son yanlışlar hiç olmasada kırgınlıklar.Hadi hazırlan sahne sırası bizde ve son.
00:51  26.08.2011