29 Aralık 2017 Cuma

amy winehouse anısına...


aylarca...

beklersin, içindesindir beklediğinin
dokunmak ve tutmak
gerçek yalandır
gerçek rüyadır
beklediğin...

aylarca beklersin dudaklardan dökülmesini birkaç sözcüğün ama nafile her geçen gün köreltir ümitlerini ve gün gelmiş beklememen gerektiğini anlamışsındır gitmek istersin çok uzaklara;ve gidersin..yaşanmışlıkları yok sayarak..


gerçek rüyadır
gerçek, yaşanmış bir ağacın küllerindedir
tutamadığın ulaşamadığın hayaldir
gerçek maceradır hiç olamadığın
aylarca beklersin düşlerinde... düşlerinde...
düşlerde bir yüz tanıdık
düşlerde yalan ve gerçek
soğuk bir kış günü düşlerimde
ve o kadar gerçek
derin ve koyu
gelebilsemde gelemesemde 
doğrudur...
güzel ,mutlu bir hayat diliyorum...


hislerinden ayrılmış sözler...

Ne istedim ki dostlarımdan başka.
Saçma sapan duygularım.
Karma karışık efkârlarım…
Neyi aldım ki borçlu kalim.
Söyleyemezler,
Bilmedikleri için.
Görmezler,
Hiç göremedikleri için.
Nasıl bilsin ki insan içinde olmayanlar adına.
Nasıl karar versin ki insan,
Hissetmedikten sonra.
Nasıl yargılar insan,
Öğrenmedikten sonra.
Anlamak nasıl son çare olur,
Yanlış yapıp geriye döndükten sonra.
Düşüncelerim! kurtarsın beni bu azap yolundan.
Ama ellemesin,
Ne rüyalarımı
Ne de hislerimi
Hislerinden ayrılmış kara bir dul eli.
Ve kırık bisikletim hala ayaktadır aslında.
23:01 11.04.2009

Şimdilerde...

Öncelerde mutfağımızda küçük bir fırın vardı, tavuğu içine koyunca öyle güzel pişerdiki çıtır çıtır nar gibi kızarırdı.Şimdilerdeyse onun yerinde mikrodalga fırını var.
Eskiden insanların duygularına tek kat vardı şimdilerdeyse üç kat birden çıkmak zorundasın.Basitleşmektense karmakarışık bir hal alır,insan büyüdükçe hayat.
Eskilerde bir çok hayat vardı içinde; şimdiyse harabeler içinde, paslanmış demirleriyle yaşlanmış bir ev var kendi içinde.
Bize yakın bir komşumuz var yolun ötesinde, şimdilerde yanında bir tek balıkları dost birde evinin etrafındaki mis kokulu çiçekleri.Balıkları eski bir su şişesinde, dibinde yosunlar var gözlerindeki alacakaranlık hayatı gibi, öncelerde sesler dolu olan evde…şimdilerde ev onun dostu o da evin.
‘hani nerde’ demeye gerek kalmadan geldi bile ‘yalnızlık’.
Şimdilerde yeni moda bu yalnızlık.14.10.2008
İki taraftada aynı adam var.Akşam üstü işten sonra eve giderken çektiğin tek bir kazıkazan tek bir şans binlercesi arasında.Aynı binlerce insanın içinde durduğun yalnızlık gibi.
Aklımın odalarında geziniyorum sanırım irade duvarıma çarpan yüzlerce duygu,yüzlercedüşünce,alıkoyamadığım hisler var.
Evet biliyorum,biliyorum.Biliyorumda yinede neyin içinde olduğuma karar veremedim.Bu bir seçim özgürlüğü değil ve bu bir aile toplantısı değil bu ruhunuzun serbestçe dolşabildiği bir yaşamın merkezi.
Evet eve dönüş yolundayım elimde bir kırtasiye poşeti var içinde malzemeleriyle, eve götürüyorum oğluma ama neyi öğrenmesi için…18:11 08.09.2008

26 Aralık 2017 Salı

Poe'nun dalgalarında...

Hiç yokmuş gibi hiç var olmamış gibi yok oldum.hiç olmamış gibi...


Sarmal gerçeklerden uzak ve görünmez bir boyutta sıcak duygular vede hisler, ölmeden başka bir boyutta renkli bir dalgada beni oraya götüren ne var... beni orada saklayan ne var...

Ne varsa karanlıkta
Karanlıkta ve parçalarında
Kırık, bir diğeri olmayan
Kalamadığım onda ve dalgalarda
Sırlarımda ve rüyalarımda
Ölüm beni ayırana dek
Hoş sonbahar rüzgarında
Renkli yağmurların ve dalgalarında
Ben boğulana dek...
Sevdiğim topraklar çimenler ve dağlar bir kağıtta düz bir hayalde inandığım ne varsa beyaz.
Ben hiç olmamış gibiyim, olmayan duygularda ve hislerde olmayan yaşamlarda ve gözlerde.
Kaybolmuş gibiyim rüyalarımda ve dalgalarında.
sen gibiyim sen olduğumda beyaz bir kağıtta.
Tekrar eden bir nefes gibi yürüdüm, tekrar eden bir öykü gibi söyledim, tekrar eden ne varsa...
Zamanda.
Bir ölümlü gibiyim havada ve yerde, ölen bir yıldız gibiyim atmosferde, derin dalgaları aşıyorum soğuyorum uzaklaştıkça rüyalarımdan.Bizden kalmayan ne varsa...
  Poe'ya saygılarla
A Dream Within A Dream
Alnına konsun bu öpücük
ve, şimdi senden ayrılıyorken
itiraf edeyim ki
günlerimi bir düş
sayarken yanılmıyorsun
...bir düşün içinde bir düş mü
bütün gördüğümüz ve göründüğümüz?
02:22 26.12.1986/2017

29 Ocak 2017 Pazar



Var olan doğrularla çoğulun kabul ettiğine aykırılık, birin doğrusu gerçekten doğru olamaz mı?
Birin doğası gereği olan doğrulardan değil, olması gerektiği için, böyle olduğu ve böyle hissettiği için ;bu ve doğru olan bu, gerçek olanda.Gerçeğin içinden delinip ve delen, sana güç katan aynı zamanda acı veren.Gerçek tasarım ve imgelemden kendini bağımsız ilan edip ben hala doğruyum dediğinde, Zaman Gerçeği hala Yalandan ve Hasetten kurtarmaya çalışır mıydı?
Re-"varlık" en yakın doğru buysa ve biricik kendine bir varlık buldu veya yarattıysa bu ondan ve onun türevlerinin ürettiği doğrular gerçek bir re-"varlık"tır.
O zaman ki ben "bir" im ve doğrularım "doğru" ve "gerçek"tirler.
O zaman ki "yalan" ve "haset"  benimle değil.
Ve zamana hiç ihtiyacım yok.
APTAL!
22:25 29.01.2017
https://www.youtube.com/watch?v=UAm_uoV1z5k

zugzwang

Minimalist bir ağrıda sırrı 'doğanın'.Denginde karşılığı ve alınan tüm görüntüler, evrenler, boyutlar, sen gerçek misin.Var mısın sorusu 'yaşamın'.Bir zaman daralmasında gizli her şey, küçük bir noktada, küçük bir yaşamda.Küçük bir doğruda gizli her şey mîdendeki acı verici kırampta. Hayatlar, yaşamlar, hiç olmamış seçimler, hiç olmadığın anılar, sen varmışsın gibi.Renkler ve renkler Poe kahramanlarının ölmesi gibi.Beyninin vücudunda bulunan kimyaları karıştırması sonucu vardığın doğrular.Dokunmadan, Tanrı etinden gelen doğrular...https://www.youtube.com/watch?v=lyzSu3CuYuw

sokağımdaki siyah saçlı kedi

ağaca yaslandım olduğum yerde seneler öncesindeyim. Tesadüfler dışında gerçek duygular, ikiye bölünmüş gerçek, dokunulmak isteyen duygular.Yavaş ve narin zaman, hangi kelimeleri kullanabilirsin.Zihnim gitmek istediği yerde, ayaklarımın sınırında zamandan bir uçurumda. Bir an kayboldum duygusu desem diyebilsem, haksızlık etmiş olurum.Tam içinde boğuldum tam içinde nefes aldım.Hiçte soğuk değil.Sesini duymak sesine dokunmak hoşuma gider.
tek bir yol
tek bir hayat
iki ruh ve iki beden
biri gölgede ve ılık yokmuş gibi
yokmuş gibi
beyaz bir günde siyah saçlı kedi

23 Ağustos 2016 Salı

bir rüya


zaman kırılmalarını terk ederken
rüyadan rüyaya 

dik ve yamaçlı tepeler
uğultulu ve yalın
gördüklerim gerçek ve üstünde
şimdi sevgilim
hayatımız geçer iken
sen ve ben
bilinmez bir rüya sonuna doğru
hükmeder ve parçalanırken yelkenimizde
sen ve ben
geçmiş günlerden
ve rüyalardan...
parmaklarımın dokunabildiği ve hissedebildiği
tanrım gözlerimi kapatır iken
göremediklerimiz... 
sonsuz ölümden dönerken
sen ve ben 
gerçek aşkımız ölüyorken
tek bir öpücük
tek bir sözün yeter
bu dünyadan ayrılıyorken...
14:00  23.08.2016

23 Eylül 2015 Çarşamba

İçİnde yoksa yoktur...: xilbalba bulutsusu...

İçİnde yoksa yoktur...: xilbalba bulutsusu...

xilbalba bulutsusu...




Mızrak kara günde bir ışık gibi belirdi pelerininde, sarı nüshasında saklı sayfanın alt köşesinde ve bir yaşam ağacı sütünde gizli aşk, sonsuz ve aktığı damarlarda ölümsüz.Şimdi sararmış sayfanın tam zamanı alt kenarında ışık tanrının sözleri ve anahtarı, sonsuzluğun...Hatıralarında ve gözlerinde renkli yüzü, parlayan gözleri, sevgiden elleri, gece öl ve tekrar yaşa, gece öl ve tekrar yaşa.
portakal turuncu gözleri
canlı toprak saçları
gece öl ve tekrar yaşa
bir tırtılın kanatları
uzun ömründen
gece öl ve tekrar yaşa
seni sevdiğim doğrudur
sen olduğum doğrudur
sonsuzluk bizi ayırana kadar
gece öl ve tekrar yaşa
Ayıran gecedir gözlerimden, ayıran gözlerimi ölümsüz şilbalba, şimdi şu an elimi tut, şimdi gözlerinde parlayan bir yıldızım, ölüden çok ölümlü bir nefes sonsuz sevginde, sonsuz ellerinde ve son kalbinde hayat, hayat senin gözlerinde ve dünya, dünya adamkadın sen öl adamkadın ben yaşarım sevginde sevgililerde.
Beden ,ruh, aşk ve nefes gizli olan nedir, nedir gizliliği içinde...
sen yanımda kal
ben gecede ölür ve yaşarım

sen yanımda kal
ben gecede ölür ve yaşarım
seni seviyorum
ölümde ve sonsuzda seni seviyorum.

02:02 23.09.2015 sonsuz yaşamın bulutu xibalba da tekrar ve tekrar...
seni seviyorum...

20 Aralık 2014 Cumartesi

lambalar...










gün, ışık, kara gün, lambalar, yağmur.
iki ruh, küçüğünde lambalar, gün yaşlı ve akşam.Zaman bugün sonrakilerde yine dün.Yanık bir el büyük ruhta ve büyük düşte.
Şimdi belki.
Bir çocuğum yaşlı bir bedende ve dilde, büyüdü ruh ve erdem elmanın yeşil kabuğunda,noktalarda dur ve noktalarda stop!
Şimdi stop!
Yaşlı adam kabuğunda, küçük ruh lambalarda gün akşamda,kabukları soyulmuş bir dünya, erdemli insan yedi ve öldü.
Nefes aldı.
Gölge dans gece ve şimdi başla.
sanki demeyip gözlerinde dünya,gözlerinde rüya.
Sarıdan beyaza, eski yeni.
Karmakarışıktan ötesi elinde kalmadan yazdın.Söyle ve rüyada gör düş hayal.
Şimdi oku ve gülümse, duvarlar örüldü ve yık ve zaman patladı koyu bir günde.
Ve...
Hey sen renkli dünya, lambalar, kara gün, yağmur şimdi hayalden gerçek, gerçekler zaman ve düş.
Şimdi yeşil bir elma ye ve erdemiyle otur midende ve olgunlaş.
Sihirli bir kırmızı elma oldun.
Şimdi düş ol ve uç!
23:59   19.12.2014



3 Eylül 2014 Çarşamba

hayaller ülkesi

açılır kapısı derin mahsenin
hayallerimin düşleri ve hikayeleri
görünmez elleri kapıların
kapanmayan kapıların
siyah bir kedi
öldüğü bankta, öldüğü hayallerinin
zaman evrende bitmez bir hastalıktır
tükenmeyen Tanrı dır
soluk almadan yaşayan
nedir benim ve senin olan
gece ve gündüzde olmayan
gece ve gündüzde kalmayan
toprak ellerimde
nihayeti sonunda tek
Ve rüyalarımız içinde hayaldir hayat
rüyalarımızın içinde
sonra arada bir yerde gerçek üstü
hayal ve gerçek, zihin kurgusu
gerçek yalanda ve onun gecesi
kara bir perdedir
hepsinden birer tutam karmaşa
hepsini bir arada tutan sendedir
yaşam zihin arası bir rüyadır
rüyalarının gerçekliğinde
ve ölümün gölgesinde

Şimdi gidiyorum sarı papatyalı çayırlara,arkamdan ağlamayın diyemem, göz yaşlarınız beslesin sevgimi
şimdi soğuk bir toprak göz yuvarlarımda,lakin tüm evren ayaklarımın altında
şimdi ne soğuk ne sıcak
zaman yok artık ve onun hastalığıda
artık beden ben olamam
anne ve baba size dokunamam
hoşçakalın 

hayaller ülkesi eda taner'e atıfen yazılmıştır...
02:16   03.09.2014